Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Quran etiketine sahip yayınlar gösteriliyor
MEZHEPLERE/FIRKALARA AYRILMAK  Sözlükte “gitmek” anlamındaki  zehâb  kökünden hem masdar hem de “gidecek yer ve yol” mânasında mekân ismi olan  mezheb  kelimesi, terim olarak “dinin aslî veya fer‘î hükümlerinin dayandığı delilleri bulmakta ve bunlardan hüküm çıkarıp yorumlamakta otorite sayılan âlimlerin ortaya koyduğu görüşlerin tamamı veya belirledikleri sistem” diye tanımlanabilir.  Tanımda yer alan aslî hükümler dinin inanç esaslarını, fer‘î hükümler ise ibadetler ile insanlar arası münasebetleri hedef almaktadır. İman esaslarını konu edinen mezhepler itikadî  (Mu‘tezile, Eş‘ariyye, Mâtürîdiyye vb.),  diğerleri de fıkhî mezhepler (Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli vb.) diye isimlendirilmiştir.   İslâm tarihinde dinî ve siyasî gruplaşmalar oluşum aşamasında “ashâbü’l-makālât” diye anılmıştır. Bunun sebebi, bazı âlimlerin toplumdaki meselelerle ilgili olarak “makāle” (görüş, söz) adıyla risâle yazmaları yahut bazı konular hakkında görüşlerini ...
  KUR'AN VE HADİS AYNI ŞEY Mİ?  "Hz. Muhammed Kur'an'ın bildirdiği helal ve haramlar dışında bazı helal ve haramlar da bildirebilir. Bu yüzden Allah'ın bildirdiği hüküm ile Resûl'den gelen hadis ve sünnetin arasında hiç bir fark yoktur." Maalesef insanların çoğunun inancı bu şekildedir ve bu şirk olan yanlış bir inançtır. Allah ayetlerinde "Hüküm  yalnızca bana aittir (Ra'd 41, Yusuf 40), Ben hükmümde kimseyi ortak etmem (Kehf 26),  Ey Nebim ! Benden Sana vahyedilene uy! (En'am 106, Yunus 109)" der. Yani Peygamberimizin helal (serbest) ve haram (Yasak) belirleme yetkisi yoktur. O bir resuldür ve din konusunda asla kendi nefesinden konuşmaz, sadece vahiyle konuşur. Din konusunda konuştuğu ve uygulamalı olarak öğrettiği vahiy ise Kur'an'dır. Ayetlerde geçen "Allah ve Resûlü bir hüküm verdiği zaman...(Ahzab 36), Allah’a ve Resulüne itaat edin...(Nisâ 59)" demek; Resul de hüküm koyar demek değildir. Zaten ben ne dersem el...