Ana içeriğe atla

Kayıtlar

sünnet etiketine sahip yayınlar gösteriliyor
  HİKMET   Klasik sözlüklerde  hikmet  kelimesinin (çoğulu  hikem ) “yargıda bulunmak” anlamındaki  hükm  masdarından isim olduğu belirtilir; ayrıca “engellemek, alıkoymak, gemlemek; sağlam olmak” mânalarına gelen  ihkâm  masdarlarıyla anlam ilişkisi kurulur. İbn Düreyd’in tesbitine göre Arapça’daki “el-kelime mine’l-hikme” deyiminde geçen hikmet kelimesinde “alıkoymak, gem vurmak, sakındırmak” anlamı daha çok belirgindir. Zira bu deyimle kastedilen şey insanı iyi olana yönlendiren, çirkin ve kötü olandan alıkoyan sözdür. Böyle ahlâkî muhtevalı özlü sözlere hikmetin yanı sıra  hüküm  de denmektedir (Cemheretü’l-luġa, “ḥkm”). Bu iki kelimenin anlamını birbirine daha da yaklaştıran Cevherî, hikmetin ihkâmla bağlantısı sebebiyle  hakîm  kelimesine hem “işleri gereği gibi sağlam ve kusursuz yapan” hem de “âlim ve ilmî hüküm sahibi” mânalarını vermektedir. İshak b. İbrâhim el-Fârâbî ise hikmetin anlamını kısaca “mânaları idrak ...
  KUR'AN VE HADİS AYNI ŞEY Mİ?  "Hz. Muhammed Kur'an'ın bildirdiği helal ve haramlar dışında bazı helal ve haramlar da bildirebilir. Bu yüzden Allah'ın bildirdiği hüküm ile Resûl'den gelen hadis ve sünnetin arasında hiç bir fark yoktur." Maalesef insanların çoğunun inancı bu şekildedir ve bu şirk olan yanlış bir inançtır. Allah ayetlerinde "Hüküm  yalnızca bana aittir (Ra'd 41, Yusuf 40), Ben hükmümde kimseyi ortak etmem (Kehf 26),  Ey Nebim ! Benden Sana vahyedilene uy! (En'am 106, Yunus 109)" der. Yani Peygamberimizin helal (serbest) ve haram (Yasak) belirleme yetkisi yoktur. O bir resuldür ve din konusunda asla kendi nefesinden konuşmaz, sadece vahiyle konuşur. Din konusunda konuştuğu ve uygulamalı olarak öğrettiği vahiy ise Kur'an'dır. Ayetlerde geçen "Allah ve Resûlü bir hüküm verdiği zaman...(Ahzab 36), Allah’a ve Resulüne itaat edin...(Nisâ 59)" demek; Resul de hüküm koyar demek değildir. Zaten ben ne dersem el...
  İSLAMDA MÜZİK VE ÇALGI Bismillah! Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.  Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve rasulüdür. Allah'ın Selamı ve mağfireti hidayete tabi olanların üzerine olsun! Müzik ve Çalgı meselesine geçmeden önce birkaç önemli hususu anlatmakta fayda görüyorum: Bir konu aklımıza takıldığında ilk başvuracağımız yegane merci ve kesin hüccet (delil) Kur'an'dır. Daha sonra sağlam kaynaklarla gelen rivayetlere (hadisler, tarihi bilgiler) ve peygamberimizden bu yana kesintiye uğramadan gelen uygulamalarına (Sünnet) bakılır. Kur'an' aykırı değilse bunlar, ayetleri daha iyi anlamak için dikkate alınabilir. Şunu da unutmamak gerekir peygamberlerde dahil Allah'tan başka kimse helal ve haram belirleyemez, hüküm koyamaz. Peygamberler, Allah'ın onlara vahiy ettiğini (kitabı, Kur'an'ı) bize anlatıp nasıl uygulanacağını göstermek...
İSLAM DA ABDEST VE NAMAZ Bismillah! Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.  Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve rasulüdür. Allah'ın Selamı ve mağfireti hidayete tabi olanların üzerine olsun! Abdest ve Namaz kılış şekline veya yapılışına geçmeden önce abdest ve namazın  dindeki öneminden kısaca bahsetmek istiyorum. Abdest, Arapça’da “güzellik ve temizlik” mânasına gelen  vudû’  ( وضوء ) kelimesiyle ifade edilir.  Türkçe’de kullanılan  abdest  kelimesi ise Farsça  âb  (su) ve  dest  (el) kelimelerinden oluşan ve “el suyu” mânasına gelen birleşik bir kelimedir. Fıkıhta, abdeste  tahâret-i suğrâ  (küçük temizlik), gusüle de  tahâret-i kübrâ  (büyük temizlik) denir. Abdest almayı gerektiren hallere  hades-i asgar  (küçük kirlilik), gusül yapmayı gerektiren hallere de  hades-i ekber ...