Ana içeriğe atla

Kayıtlar

adalet etiketine sahip yayınlar gösteriliyor
  HİKMET   Klasik sözlüklerde  hikmet  kelimesinin (çoğulu  hikem ) “yargıda bulunmak” anlamındaki  hükm  masdarından isim olduğu belirtilir; ayrıca “engellemek, alıkoymak, gemlemek; sağlam olmak” mânalarına gelen  ihkâm  masdarlarıyla anlam ilişkisi kurulur. İbn Düreyd’in tesbitine göre Arapça’daki “el-kelime mine’l-hikme” deyiminde geçen hikmet kelimesinde “alıkoymak, gem vurmak, sakındırmak” anlamı daha çok belirgindir. Zira bu deyimle kastedilen şey insanı iyi olana yönlendiren, çirkin ve kötü olandan alıkoyan sözdür. Böyle ahlâkî muhtevalı özlü sözlere hikmetin yanı sıra  hüküm  de denmektedir (Cemheretü’l-luġa, “ḥkm”). Bu iki kelimenin anlamını birbirine daha da yaklaştıran Cevherî, hikmetin ihkâmla bağlantısı sebebiyle  hakîm  kelimesine hem “işleri gereği gibi sağlam ve kusursuz yapan” hem de “âlim ve ilmî hüküm sahibi” mânalarını vermektedir. İshak b. İbrâhim el-Fârâbî ise hikmetin anlamını kısaca “mânaları idrak ...
EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ ALLAH’INDIR Egemenlik: H âkimiyet , mülkiyet, otorite, yönetim, tasarruf, bir toprak parçası ya da mekân üzerindeki kural koyma gücü ve hukuk yaratma kudretidir.  İslam da egemenlik kayıtsız şartsız yanlızca Allah'a aittir. Ne peygamberler ne melekler ne cinler ne de diğer insanlar, hiç kimse Allah'ın egemenliği/hakimiyetinde söz sahibi değillerdir. Onlar sadece Allah’ın hükümlerini doğru ve isabetli bir şekilde yani hikmetle uygulamak zorundadırlar. Peygamberler hem Nebi (yüceltilmiş/seçilmiş, haberci beşer) hemde Resûl (elçi)dirler. Nebi, sadece insan peygamberler için söylenirken, Resûl, hem insan hem melek hemde cin peygamberler için kullanılır. Bu yüzden her Nebi Resûldur ama her resul Nebi değildir. Nebiler, insan oldukları için yerler, içerler, gezerler, evlenirler, toplumları gibi giyinirler, dünyevi konularda kendi nefislerine göre konuşabilir ve hatta hata edebilirler. Olağanüstü bir güçleri yoktur. Yani bu anlamda diğer insanlardan hiç bir ...
ŞAHSİYETİNİZİ KORUYUN! Müslüman gençler! Bugün sorunumuz, namazsızlık,  başörtüsüzlük değil, namazlı, başörtülü Müslümanlarda örnek şahsiyet olabilme sorunudur.  Bugün sorunumuz, Müslüman kıtlığı sorunu değil, sıkışınca yalan söyleyebilen, kafası bozulunca küfür edebilen, dara düşünce faiz yiyebilen, ilk fırsatta kul hakkına girebilen, iftira atabilen, yeri gelince harama bakabilen, eminliğini kaybeden Müslüman bolluğu sorunudur. Bugün sorunumuz, makamlarımızın, mallarımızın, gücümüzün olmaması sorunu değil, mal ve makam uğrunda tüm değerlerinden vazgeçebilen, güce göre eğilip bükülebilen, hakkı sadece garibana karşı haykırabilen, adaleti sadece güçsüze uygulayabilen, dün söylediğini bugün inkâr edebilen, şahsiyetini kaybetmiş Müslüman sorunudur. Bugün sorunumuz, ilimsizlik, âlimsizlik, bilgisizlik değil, ilminin vakarını koruyamayan, haksızlıklar karşısında âlimliğin hakkını veremeyen, bilmesine rağmen susmayı tercih edebilen Müslüman sorunudur. İşte bu nedenle şahsiyet...