İSLAMDA MÜZİK VE ÇALGI
Bismillah!
Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve rasulüdür.
Allah'ın Selamı ve mağfireti hidayete tabi olanların üzerine olsun!
Müzik ve Çalgı meselesine geçmeden önce birkaç önemli hususu anlatmakta fayda görüyorum:
Bir konu aklımıza takıldığında ilk başvuracağımız yegane merci ve kesin hüccet (delil) Kur'an'dır. Şunu unutmamak gerekir peygamberlerde dahil Allah'tan başka kimse helal ve haram belirleyemez, hüküm koyamaz. Peygamberler, Allah'ın onlara vahiy ettiğini (kitabı, Kur'an'ı) bize anlatıp nasıl uygulanacağını göstermekle sorumludurlar. Onlar din konusunda kendi nefislerinden konuşmazlar ve bu konuda hata etmekten korunmuşlardır. Bu yüzden Allah bir çok ayetinde Allah'a ve Resülüne itaat edin buyuruyor. Yani "Resulüm (elçime/sözcüme) itaat ettiğiniz zaman otomatikmen bana itaat etmiş oluyorsunuz çünkü din konusunda ben ne vahyedersem onu söyler ve uygular" diyor Rabbimiz.
"Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz onu Allah'a ve Resulüne (Kur'an'nın uygulayıcısı, rol modeline) götürün. Bu sonuç bakımından daha güzel ve daha hayırlıdır." (Nisa,59)
"(Ey Muhammed!) Sana da bu zikri indirdik ki kendilerine indirilen (Kur'an'ı) onlara açıklayasın (okuyup uygulamalı olarak gösteresin). Umulur ki tefekkür ederler." (Nahl,44)
"Hâlâ senden mûcize göstermeni bekleyen o câhillere de ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır ve onları dilediğim şekilde kullanabilirim!’demiyorum; Allah’tan başka hiç kimsenin bilemeyeceği bir âlem olan gaybı da bilemem. Size bir melek olduğumu da söylemiyorum. Ben ancak, bana Allah’ın vahyi ile Kur’an aracılığıyla bildirilen ilâhî emirlere uyarım." İşte, bu zihinsel düzeye ulaşmış insanlara de ki: “Hiç kör ile gören bir olur mu? İlâhî vahyin ve aklın ışığında hakîkati keşfeden aydın insan ile; cehâlet, kibir, nankörlük ve bencillik zindanlarında bocalayan dar kafalı insan hiç aynı neticeye ulaşır, aynı karşılığı hak eder mi? Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” (En'am 50)
"Apaçık birer belge olan ayetlerimiz, ne zaman onlara tebliğ ve uyarı amacıyla okunsa, Hesap Gününde huzurumuza geleceklerini hiç ummayan o inkârcılar, “Bize bundan farklı bir Kur’an getir, ya da hiç değilse, işimize gelmeyen ayetleri iptal edip keyfimize uygun hâle getirerek onda bazı değişiklikler yap!” diyorlar. Onlara de ki: “Kur’an’ı kendi görüşlerim doğrultusunda değiştirmeye benim yetkim yok; zira o benim değil, Allah’ın sözüdür. Ben ancak, bana gönderilen emir ve direktiflere uyarım. Çünkü Rabb’ime karşı geldiğim takdirde, büyük bir günün azâbından korkarım.” (Yunus 15)
"Onlara, arzu ve heveslerini okşayacak veya istedikleri türden bir ayet getirmedin diye, “Madem Rabb’in bizim arzu ve beklentilerimize uygun ayetler göndermiyor, bâri sen bir şeyler uydursaydın ya!” derler. Onlara de ki: “Ben, ancak Rabb’im tarafından bana gönderilenlere uyarım! Siz, dünyada ve âhirette kurtuluşun, mutluluğun yolunu gösteren mükemmel bir rehber, apaçık bir mûcize mi istiyorsunuz? İşte bu Kur’an ayetleri, Rabb’inizden gelen, gönülleri ve hayatı aydınlatan deliller, basiretlerdir; inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet kaynağıdır." (A'raf 203)
"Ey Peygamber! Onlara de ki “Bakın, ben daha önce benzeri görülmemiş türedi bir elçi değilim. Benden önce de bu mesajı insanlığa ileten Peygamberler gelmişti. Ayrıca ben, bir melek olduğumu da söylemiyorum. Dolayısıyla, bana ve size neler yapılacağını ve ileride başımıza neler geleceğini bilemem. Ben, ancak bana vahyedilen ilâhî emirlere uyarım ve apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim.” (Ahkaf 9)
"Sen onların saçma arzularına değil, Rabb’inden sana vahiy yoluyla gönderilenlere (Kur'ana) uy! Zira O’ndan başka hükmüne boyun eğilecek hiçbir otorite, hiçbir ilâh yoktur! Sen, gerekçeleri ne olursa olsun, Allah’tan başka ilâhlara itaat eden o müşriklerden uzak dur! Bununla birlikte, hakîkati anlatmaktan da geri durma, fakat iman etmiyorlar diye kendini heder etme." (En'am 106)
"Ve şimdi, ey Muhammed, sana da, “Her türlü bâtıl inançtan, tüm eğri yollardan uzaklaşarak tek Tanrı inancına yönelen ve Allah’tan başka ilâh tanımayan İbrahim’in tebliğ ettiği o mükemmel inanç sistemine tâbi ol!” diye emrettik." (Nahl 123)
Bir müslüman sadece kesin bilgi olan vahiyden yani Kur'an'dan sorumludur. Zan olan, kesinlik ve orijinallik barındırmayan başka kitaplardan sorumlu değildir.
Kur'an iki kısma ayrılır muhkem ve müteşabih ayetler;
Muhkem ayetler; sağlam olan, sağlamlaştırılmış, dış etkilere, bozulmalara ve tev'illere karşı, korunmuş, çelişki ve karmaşıklık içermeyen, başka bir ihtimal taşımayan açık mânalı ayetlerdir. Yani kastedilen mananın açık ve net olduğu ayetlerdir.
Müteşabbih ayetler ise; Mâna yönünden birden fazla ihtimal, mecaz taşıdığı için anlaşılmasında güçlük bulunan, insan zihninin birisini diğerinden ayırt etmede aciz kaldığı ayetlerdir. Yani kastedilen mananın açık ve net olmadığı ayetlerdir. Bu ayetlerin bazıları yoruma açık iken (bilimsel bilgiler) diğerleri değildir (Allah'ın isim ve sıfatları, ruh, kıyamet, ahiret... vb. Biz bunlara iman ederken mahiyeti ile ilgili herhangi bir yoruma girmeyiz. Mahiyetini, gerçek anlamını Allah bildirmediği için ona havale ederiz. Hepsi Rabbimizdendir, iman ettik demekle yetiniriz.)
"Sana Kitab’ı indiren O’dur. O (Kitap)’tan bazı ayetler (kimsenin tahrif etmeye güç yetiremeyeceği şekilde sağlam, açık ve) muhkemdir. Onlar (Kitab’ın çoğunluğunu ve ana omurgasını oluşturan muhkem), Kitab’ın anası olan (ayetlerdir). Diğer bazısı da (kullarını imtihan etmek için kast edilenin , manasının açık kılmadığı) müteşabih ayetlerdir. Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve (ayetleri hevalarına göre) yorumlamak için müteşabih olan ayetlerin peşine düşerler. O (ayetlerin) tevilini/hakiki anlamını yalnızca Allah bilir. İlimde derinleşenler derler ki: “Ona iman ettik. Hepsi Rabbimizin katındandır.” Ancak akıl sahipleri düşünüp öğüt alır." (Âl-i İmran, 7)
Müzik dinleme konusunda temel ölçüt, dinlenen şeyin içeriğidir. Eğer dinlenilen şeyde Allah’a isyan, zina, şirk vs. gibi günahlar ve bunlara özendirme varsa dinlemek haramdır. Müziği dini olan ve olmayan diye ayırmak doğru değildir. Önemli olan sözlerdir, içeriktir. Bazı ilahilerde Allah’ın kesin olarak yasakladığı ve en büyük suç saydığı şirk günahına özendirme vardır. Mesela Peygamberimiz için söylenen bir ilahide “Gel şefaat eyle kemter kuluna”, "Medet ya Resulullah" “Mahşerde nebiler bile senden medet ister” gibi sözler böyledir. Bunlar; kendisi de bir beşer/insan olan Peygamberimiz için söylenecek sözler değildir. İşte içinde bu ve benzeri şirk sözler bulunan ilahileri yazmak, söylemek ve dinlemek kişiyi şirke götürür.
Kur'anın terazisiyle ölçtüğümüzde helal olan müzik veya çalgı aşağıdaki özellikleri taşımalıdır:
1- Müziğin, insanları Allah yolundan alıkoymaması.
2- Din ve dince mukaddes kabul edilen şeyleri alay konusu etmemesi.
3- Dini sorumluluk ve görevleri ihmal edecek seviyede olmaması.
4- Dini değerlere aykırı konularda propoganda özelliği taşımaması.
5- Söz veya icrâsında küfür, şirk, yalan, iftira, zinaya teşvik gibi dince yasaklanan hususların yer almaması.
6- İbadet gibi telakki edilmemesi.
7- Kur’ân okuma ve dinleme kültürünün önüne geçmemesi.
8- İnsanları nefsânî arzularına esir edecek bir icra, muhteva ve seviyede olmaması.
9- İnsanları dini ya da dünyevî faydalardan tamamen uzak bir şekilde faydasız şeylerle meşgul etmemesi.
10-Maddi ya da manevi her hangi bir zarar unsuru taşımaması.
11- Şirk, küfür ve haram işlenen yerde olmaması.
İşte bu özellikleri taşıyan müzik veya çalgı haram değildir. Bayram, düğün vb. kadın-erkek ayrı olan, içki gibi haram şeylerin bulunmadığı helal ortamda çalgı ve müzik çalınmasında, hiç bir sakınca yoktur. Aksine çalmalı ki düğün ve taziye arasında fark olsun.
Özetle;
"İslam dini müzik konusunda ayrıntılı ve özel hüküm koymak yerine genel ilke ve amaçları belirlemekle yetinmiştir. Buna göre İslam’ın ilke ve esaslarına aykırı, günaha sevk eden, haramı teşvik eden müzikleri yapmak ve dinlemek günahtır. Dinimizin temel inanç, amel ve ahlak ilkelerine aykırı olmayan, haramların işlenmesine sebep olmayan müzik türlerini dinlemekte ise dinen bir sakınca yoktur.
Kur’ânda müzikle meşgul olmanın, müzik dinlemenin mutlak anlamda günah olduğunu gösteren deliller bulunmamaktadır. Aksine, rivayetlerde bile Resûlullah’ın (s.a.s.), ilke olarak müziğin caiz olduğuna işaret sayılabilecek nitelikte ifadelerinin bulunduğu bilinmektedir. Nitekim o, nikâhın duyurulması için def çalınmasını öğütlemiştir (Tirmizî, Nikâh, 6). Yine bir bayram günü Hz. Âişe’nin yanında def çalıp türkü söyleyen iki cariyeye çıkışmak isteyenlere “Bırakın bu gün bayramdır” diye uyarıda bulunmuştur (Müslim, Îydeyn, 17).
Kur'an da kesin naslar ile belirtilmeyen bir hususa direk, genelleme yaparak ve kesin konuşarak bu haramdır demek büyük bir tehlikedir. Haram ve Helalleri belirlemek sadece Allah'a mahsustur. Nasıl ki kadının sesi haram değil ama onu şehvet uyandırıcı şekilde kullanırsa haramdır yada nasıl ki üzüm haram değil ama onu şarap yapmak için kullanırsan haramdır, işte çalgıda bu şekildedir. Çünkü çalgıyı haram kılan kendisi değil kullanış yeri, şekli ve amacıdır. Eğer bu hususlara dikkat etmeksizin direk çalgı haramdır dersek Allah'ın bu ayetiyle muhatap hale geliriz:
“Allah’a mâl etmek için dillerinizin özenle bezediği yalanlar ile ‘Bu helaldir, bu haramdır’ demeyin. Allah’a karşı yalan uyduranlar iflah olmazlar. Bunlar biraz menfaatlenirler; ama onlar için can yakıcı bir azap vardır.” (Nahl, 16/116-117)
“Müminler, Allah’ın size helal kıldığı şeylerden hoşunuza gidenleri kendinize haram kılmayın. Aşırı da gitmeyin; Allah aşırı gidenleri sevmez.” (Mâide, 5/87)
Kısaca ifade etmek gerekirse sözlerinde küfür, şirk, isyan, cinsellik gibi İslâm’ın hoş karşılamadığı ve vakit israfına sebep olmayan müzik/çalgılı müzikler helaldir. Müzik dinlemek istemeyen, bunu bir takva meselesi haline getiren kimseye de saygı gösterilmesi gerekir.
Rabbimizden bizi hakka isabet etmesini, sırat-ı müstakime iletmesini ve ayaklarımızı hak üzere sabit kılmasını, günahlarımızı bağışlamasını dileriz. Amin!
Yazan: Seda Eryiğit
Kaynak:
-Kur'an'ı Kerim

Bizi aydinlattiginiz için teşekkür ederiz Allah razı olsun hiç bilmiyordum
YanıtlaSil