Ana içeriğe atla

Kayıtlar

İSLAM’DA BİLİM VE TEKNOLOJİ  İslam, kendisini bilgiyle özdeşleştirir. Bilgiyi hedefi olduğu kadar gerekli de kılar. İslam dini, tüm dünyanın cehalet içinde olduğu zaman ve zemin dilimde ilmi, bilgiyi savunmuştur. Müslümanların ilk kuşağı birkaç yıl içinde bilgili ve ince bir insan oldular. Ç ünkü İslam onlarda akıl yetisini uyandırmıştı. Bu ilk Müslümanlar, dinlerinin öğretilerinden, faydalı bilginin nefsin ve insanlığın yararı için gerekli olduğunu anladılar. Bu yüzden onu öyle bir takip ettiler ki, gelişme ve verimlilik bakımından diğer milletleri geride bıraktılar ve asırlarca medeniyet meşalesini taşıdılar.  İslam Müslümanları kelimenin en geniş anlamıyla ilim peşinde koşmaya, akıl yürütmeye, düşünmeye ve araştırmaya çağırır. Kuran’da birçok ayet “Akıl etmezler mi? Düşünmezler mi?” diye başlar. Düşünmeyen ve aklın sesini dinlemeyenler için Allah Kuran’da şöyle buyurmuştur:   “Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık hakka dönmezler.” Bakara,18 “Onlar sağı...
Z ve ALFA KUŞAĞI HAKKINDA HER ŞEY   İletişimin en önemli kuralı karşısındakini olduğu gibi kabul etmektir. Ne yazık ki hepimiz hem iş hayatında hem de aile yaşantımızda diğerlerini kendimiz gibi görüyor, onlarda aynı düşünce yapısını ve performansı bekliyoruz. Göremeyince de çatışmaya başlıyoruz. Bu çatışmanın en önemli nedenlerinden biri de kuşakları anlamamaktan ve kuşak çatışmasından kaynaklanır. O   halde öncelikle kuşak kavramının ne olduğunu ve belli kuşakların özellikleri neler olduğuna bir bakalım.      Benzer çağ ve dönemler içinde ortak yaşam şartlarını ve yaşam krizlerini paylaşan, belli dönemler arasında doğup, yaşayıp ölen kişilere jenerasyon ya da kuşak kavramı karşılık bulur. Bu sayede o dönemde yaşayan nesiller hakkında ortak tanımlamalar yapma, ortak çıkarımlarda bulunma ve sorunlarına çözüm bulma adına daha kolay hareket edilebilmektedir. Kuşakları sadece doğdukları zaman dilimleri baz alınarak sınıflandırmak doğru olmaz. Aynı zamanda...