Ana içeriğe atla

Kayıtlar

EVLERİMİZ CENNET SERMAYEMİZDİR Topluca sabah namazlarına kalkılan, içerisinde Kur’an okunan, Allah’ın zikredildiği, iyiliğin emredildiği, kötülüğün men edildiği, ümmetin derdiyle dertlenilen her ev bir vakıf, bir medrese, bir yardım teşkilatı ve bir cemaat gibidir. O evlerin hoca efendileri, müderrisleri, âlimleri babalar; hoca hanımları anneler; ilim talebeleri ise çocuklardır. Bu evlerde istişare vardır. Aileyi ilgilendiren konularda ailenin en küçük ferdinin bile fikirleri değerlidir. İtaat vardır. Kadın kocasına, çocuklar anne ve babalarına, hepsi toplu halde Allah’a ve Resulüne itaat ederler. Bu evlerin tıpkı bir medrese gibi haftalık dersleri vardır. Haftada bir gün ailece yapılan bu derslerin ana müfredatı Kur’an’dır. Öğrenilen dersler, ayetler o hafta hayata tatbik edilir. Aile cemaatinin fertleri bu dersler konusunda birbirini denetler ve nasihat ederler. Bu evler, bir tebliğ ve davet teşkilatı gibidir. Evin kapıları davet ve irşat için haftada bir gün beylere, bir ...
MÜSLÜMANDA OLMASI GEREKEN VASIFLAR • Müminler ancak Allah'a kulluk ederler. O'ndan başka zihinlerinde ilahlaştırdıkları hiçbir varlık yoktur. (Fatiha, 1/1-7; Nisa, 4/36) • Allah'tan korkup-sakınırlar. Allah'ın yasakladığı veya rızasına aykırı olan bir şeyi yapmaktan çok çekinirler. (Âl-i İmran, 3/102; Yasin, 36/11; Tegabün, 64/15-16; Zümer, 39/23) • Yalnızca Allah'a güvenirler. (Bakara, 2/249; Tevbe, 9/25-26) • Allah'tan başka hiç kimseden korkmazlar. (Ahzab, 33/39) • Allah'a şükrederler. Bu nedenle ekonomik yönden darlıkta ya da bollukta olmaları onlara herhangi bir üzüntü ya da böbürlenme vermez. (Bakara, 2/172; İsra, 17/3; İbrahim, 14/7) • Kesin bilgiyle iman etmişlerdir. Allah'ın rızasını kazanmaktan dönmek gibi bir düşünceye asla kapılmazlar. Her gün daha şevkli ve heyecanlı biçimde hizmetlerini sürdürürler. (Hucurat, 49/15; Bakara, 2/4) • Kur'an'a kuvvetle bağlıdırlar. Tüm hareketlerini Kur'an'a göre düzenlerler. Kur...
ŞAHSİYETİNİZİ KORUYUN! Müslüman gençler! Bugün sorunumuz, namazsızlık,  başörtüsüzlük değil, namazlı, başörtülü Müslümanlarda örnek şahsiyet olabilme sorunudur.  Bugün sorunumuz, Müslüman kıtlığı sorunu değil, sıkışınca yalan söyleyebilen, kafası bozulunca küfür edebilen, dara düşünce faiz yiyebilen, ilk fırsatta kul hakkına girebilen, iftira atabilen, yeri gelince harama bakabilen, eminliğini kaybeden Müslüman bolluğu sorunudur. Bugün sorunumuz, makamlarımızın, mallarımızın, gücümüzün olmaması sorunu değil, mal ve makam uğrunda tüm değerlerinden vazgeçebilen, güce göre eğilip bükülebilen, hakkı sadece garibana karşı haykırabilen, adaleti sadece güçsüze uygulayabilen, dün söylediğini bugün inkâr edebilen, şahsiyetini kaybetmiş Müslüman sorunudur. Bugün sorunumuz, ilimsizlik, âlimsizlik, bilgisizlik değil, ilminin vakarını koruyamayan, haksızlıklar karşısında âlimliğin hakkını veremeyen, bilmesine rağmen susmayı tercih edebilen Müslüman sorunudur. İşte bu nedenle şahsiyet...
ASR'A YEMİN OLSUN Bismillah! Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidayete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve rasulüdür. İ mam Şafii (r.a) dedi ki: " Kur’an’da başka hiçbir sûre nâzil olmasaydı, şu kısacık sûre bile insanların dünya ve âhiret saadetini temine yeterdi.  İnsanlar bu sureyi dikkatlice dinleselerdi bu onlara yeterli olurdu." Peki bu kısa ama özlü sure hangisidir? Elbette ki ASR (ZAMAN) suresi ... "Asra yemin olsun ki muhakkak insan kesin bir ziyan içindedir. Ancak iman edip de sâlih (sevaplı) amel (ve hareket)lerde bulunanlar, hem de birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler hariçtir (onlar ziyandan kurtulmuşla...
MÜSLÜMANIM DİYORSAN ŞUNLARI GÖZE AL Bismillah! Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidayete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidayete erdiremez. Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve rasulüdür. "Hüküm yalnızca Allah'ındır." (Yusuf 40) diyorsanız HARİCİ damgası yemeyi, "Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenler kafirdir." (Maide 44) diyorsanız TEKFİRCİ damgası yemeyi, Kur'an ve Sünnette yeri olmayan Bidaatlere, Hurafelere, Rabıtaya, Tasavvufa karşıysanız VAHABİ damgasını yemeyi, Uydurma hadisleri inkar ediyorsanız HADİS İNKARCISI damgasını yemeyi, Mezheplere körü körüne bağlı değilseniz MEZHEPSİZ damgası yemeyi, Allahın verdiği akıl nimetini putlaştırmadan kullanıyorsa...
MÜFLİS KİMLERDİR? Müflis, kelime anlamıyla iflas etmiş, malını kaybetmiş kişiye denir. Manevi anlamda müflis ise şu kimselerdir: 1- Dünyada kazandığı sevapların, ibadet ve hayırların âhiretteki hesaplaşmada, haksızlık yaptığı kimselere dağıtılması sonucu, elinde sevap kalmayan ve cehennemlik durumuna düşen kimse. Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “İflas eden kimdir? Biliyor musunuz?” Ashab: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bize göre, müflis parası ve malı olmayan kimsedir” dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ümmetimin müflisi o kimsedir ki kıyamet günü kıldığı namazıyla tuttuğu orucuyla ve verdiği zekatıyla getirilecek aynı zamanda işlediği günahlardan; sövdüğü zina isnadında bulunduğu, haksız yere mal yediği ve haksız yere kan akıttığı ve ona buna vurduğu şerlerde ortaya konacaktır. Ve böylece o kişi yaptıklarının hesabını vermeye oturacak ve yaptığı kötülüklere karşılık iyilikleri takas edilecektir. İyilikleri bitince ta...
ÖLÜYE KUR'AN OKUNUR MU? Ölen kişinin arkasından okunan Kur’an-ı Kerim’in ölüye bir etkisi söz konusu değildir. Bununla ilgili hiçbir delil bulunmamaktadır. Çünkü Kur'an okumak, namaz, oruç gibi bir ibadettir. Nasıl ki başkası için namaz kılıp oruç tutmuyorsanız ve bunların sevabı ölüye gitmiyorsa Kur'an okumak da aynen böyledir. Yani Kur'anın hayrı ve sevabı onu okuyan, onunla amel eden ve onu başkalarına öğreten kişiyedir. “Kur’ân-ı Kerim’den tek bir harf okuyana bile sevap vardır. Her hasene on misliyle değerlendirilir. Ben 'Elif Lâm Mîm' bir harf demiyorum. Aksine 'Elif' bir harf, 'Lâm' bir harf, 'Mîm' de bir harftir.” (Tirmizî, Sevabü’l-Kur’ân, 16) "Kur'ân-ı Kerim'i maharetle okuyan bir insan, Kirâmen Kâtibin melekleri seviyesinde olur. Onu o seviyede beceremeyen, fakat halis bir niyet ile okumağa çalışan, okurken de kem küm edip dili dolaşan ve Kur'ân'ı okumak ona zor geldiği halde okuyan insana da i...